Google+ Followers

19 Kasım 2014 Çarşamba

!!

Şuan yalnızım ve bundan nefret ediyorum !

karmaşa her bünyenin işi değil

Kafam karışıkken çok saçmalarım. Mesela şuan eskiden çok hoşlandığım bir adam bana mesaj atmış ama bıktığım bir sevgilim var ve cevap veremiyorum, bir yandan kedileri düşünüyorum. Çok güzel değiller mi sizcede?? kocaman gözlerini gözlerime dikip "kalk o bilgisayarın başından! benimle ilgilen!" bakışları beni eritiyor diyebilirim. o değilde bu adama cevap verirsem hafta sonu sevgilimin yanındayken mesaj atar mı? o değilde sevgilim dediğim şahısla neden birlikteyim? acaba bana değer veriyor mu? yani ben bu kadar değer vermiyorken ne kadar yapabilir ki o da? kediler.. sarışın yakışıklı çocuk... sorumluluklarım... of! kafam karışıkken ben kötüyüm.
yalnız kalmaktan nefret ediyorum.

Masumiyet? Müzesi?

Orhan Pamuk kadar çelişmek isterim, 
ismim Masumiyet olsun 
yaşadıklarım cinnet.
Sonra müzeleştirip seyret.

9 Kasım 2014 Pazar

*

Sensiz mutlu muyum? 
Hayır.
Seninle mutlu muyum?
Hayır. 
Sigara nerede ?!

16 Eylül 2014 Salı

Başlıksız

Eğer ki varsa bi ilahi adalet, 
En başta bencillerin belasını vermeli. 
Diyeceklerim bu kadar. 

12 Eylül 2014 Cuma

Deniz kokulu sonbahar

Şuan herhangi bir sahil şeridinde arabayla dolanmak istiyorum seninle. 
Olmayan saçlarımı rüzgara kaptırıp şarkılar söylemek istiyorum seninle. 
Arka arkaya sigara içip yavaş yavaş giden arabanın esir olduğu sıcak deniz kokulu rüzgarın kollarında şarap içmek istiyorum seninle. 
Kumsaldaki sıcak kumlara ayaklarımızı gömüp sevişmek istiyorum delirircesine. 
Gece çöktüğünde çırılçıplak denize girmek istiyorum seninle.
Üşüyüp sıcak aramak, kollarına dalıp sıcak vücudunda tekrar nefes almak istiyorum. 
Uzun kollu pijamalar giyip yatakta saatlerce gülmek istiyorum seninle.
Öylece uykuya dalmak ve her gece öylece uykuya dalacağımı bilmek istiyorum...

8 Eylül 2014 Pazartesi

Hayat Giriş

Hayatlar arasına sıkışıp kalmak hepimizin başındaki bela şu dönemlerde. Geleneksel aileler yanına yeni nesil kankalar yetmez gibi birde orjinal karakter manitalar.
Benimki ise siyasi davalar yüzünden kaybedilen anne-baba, içe kapanıklık, tecavüz, anneyi-babayı bulma, uyuşturucu, kanser, maço sevgili.
Pekala...
Hangisinden başlamalı, hangisine ömür yetirmeli ya da hangisinden ömür çalmalı.
Sıkışmışlık hissi çok zor. Hayır ben bunları uydurmuyorum, ben bunları yaşadım!
Şuan yirmi dört yaşında saçları yeni uzamaya başlayan bir kadınım. Hayatımdaki en sakin dönemi yaşıyorum. kanseri atlatı bir yıl oldu. Çalışmaya başladım ve eve gelip blog yazıyorum.
Ah evet! bu benim!